Çok uzun zamanlar geçti yine susuyorum bu sadece kendi halinelik, bir çaba değil sessizliği silmek için. Olsa da silinmiyor ya insanın içinde büyüyen sessizlik, boşluk. Yavaşça büyüdüm galiba etrafımla. Daha da suskun daha da karmaşık, daha da düşünceli, çaba hem içimde hem de dış dünyada boğuşmaktayım, öğrenmekle savaşmaktayım sanırım pek bir şeyler değişmemiş demekki hala buradayım odamdayım, dışarıdan yine mahallenin çocuklarının sesleri kulağımda pencerem açık serin odam, terli alnım.
Bir şeyleri değiştirmenin tam başındayım sanırım, ben hazırım bekliyorum







--
♥♥Lisa
yüreğimiz; han kapısı gibi yirmi dört saat açık
gönlümüz; cennet bahçeleri kadar geniş
acılarla; yar busesidir diye sevişiriz
ve yalnızlık sanatının ustasıyız, çok şükür!
lokmadır, hırkadır; eyvallah ile sevindiğimiz
yormadık aklımızı, samanlık arpalık için
bilen bilir, hangi bağlarda nasıl didindiğimiz
ruhumuza gıda, hüzünler toplamak için
neşemizde; al-ı efkarımızda tüter gölgemiz
halimiz de, bir yeşil kefen bezimizdir
sevince sevdamızdan, susunca nazarımızla yanar...
Şems; keyfimiz; iki gözümüzdü bizim...
seni karanlıklara bırakı
beni de örter korur karanlık kabuslardan...
...demek ki diyorum; gece sana ne kadar düşman gibiysede,
bana bi o kadar...
sokaklarda insanlar, dudaklarda buhular
herkes sımsıkı sarılır oldu
sırtlarda mantolar, boyunlarda atkılar...
...ve şehir dahada soğudu
kendi önüne bakan yüzler
kendi elini tutan eller....
R. Zeth -03.09.2007-
Previous Page12345...Next Page